15 Mayıs 2018 Salı

Ramazan Molası


Ramazan Molası


Merhaba sevgili gönül dostlarımız,


Allah'ın, Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.


Bugün 15 Mayıs 2018 Salı. Yarın inşallah oruçlu olacağız. Ramazan başlıyor.




Ömrümüz su gibi akıyor. Her sene Ramazan geçtikten sonra pişman oluyorum. Keşke zorlanarakta olsa tüm ramazan oruç tutsaydım diye. İşte geçti bitti diyordum.


Hastalıklarımdan dolayı sadece Pazartesi Perşembe tutabilsem de yine de bir nedamet hissi geliyordu. Işte yeni bir fırsat, henüz geç değil yarın ramazan başlıyor.


Peygamberimiz SAV “Oruç tutun sıhhat bulun” diyor. Bakın Cenab-ı Hak ne buyuruyor:


(O farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. İhtiyarlıktan yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler üzerine de (her güne karşılık sabah akşam) bir yoksul doyumu fidye (lâzımdır). Bununla beraber her kim, yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zor da olsa) oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara suresi, 184. ayet)


“Açlığa sabır, Allah’ın has kullarına bir lütfudur.” (Hz. Mevlana)


Artık oruç günleri sıcaklara denk gelmediği için bu sene zorlanarakta olsa inşallah 30 gün oruç tutmaya karar verdim. Seneye yaşar mıyım Allah bilir.


YANİ SİZDEN BİR AY İZİN İSTİYORUM. BU BİR AY İÇİNDE BLOG SAYFAMIZDA YENİ YAZI YAYINLAMAYACAĞIZ. YILLIK İZİNDEYİM VARSAYIN. TEŞEKKÜR EDERİM.

Yeğenlerim ve ben Hayırlı ramazanlar dileriz-17sn

Bu bir ay geceleri uyumayacağım. İşrak Namazı kıldıktan sonra yatacağım. (Güneşten 45dk sonrası) Kuşluk ve Öğle namaz arası verip ikindiye kadar yatacağım.


İkindi sonrası Youtubedan hergün bir cüz okuyarak Kuran’ı hatmedeceğim inşallah. Altyazıdan Türkçe mealini okuyarak… İlk cüz bugün inşallah ki bayrama bitsin:




Babam Hastalıklarından dolayı oruç tutamıyor ama benim tuttuğum orucun sevabını aynen alıyor inşallah. Efendimiz SAV “Hayra vesile olan yapan gibidir.” Buyurur.


Çünkü FA ve Şeker Hastalıklarımdan dolayı idrarımı tutamıyorum ama oruca dayanabilmem için çok su içmem gerek. Babacığım buna şöyle bir çözüm buldu.


Tenasülüme bağladığı dış sonda balon ile idrar depoda birikiyor, gece boyu bol bol su içebiliyorum, arada gelip boşaltıyor. Allah razı olsun.


Biliyorsunuz Kadir gecesi gizlenmiştir. Her geceyi ibadetle geçireceğim için inşallah seksen küsür yıllık ibadetten hayırlı olan Kadir gecesini yakalarım.


Hem oruç hastalığıma faydalıymış, hücrelerim yenileniyormuş.

Oruç tutmak kök hücrelerin yenilenmesini hızlandırıyor

https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-oruc-tutmak-kok-hucrelerin-yenilenmesini-hizlandiriyor-11-681-77042.html
  


Allah ramazanın bereketinden hissemizi ziyade eylesin.



BLOG SAYFAMI NEDEN AÇTIK


Şimdi size bu “Celalin Penceresinden” blog sayfamızı neden açtığımızı anlatmak istiyoruz. Blog sayfamız Google’a ‘celalin penceresinden’ yazınca çıkan ilk sayfadır. Ben 2008 yılında yazdığım ‘Celal Çelik Kimdir?’ isimli yazıyı Google’un ücretsiz blog sayfası blogspot.com sitesinde yayınlamıştım. (bu sayfa)


Emekli olduktan sonra girdiğim şeker komasından çıkıp iyileşince boş durmak yerine faydalı işler yapmak istedim. Sevgili Efkan Vural hocamla birlikte ‘Türkbilgi’ isminde bir email grubu kurduk. Hocamın teşvikiyle  yazı yazmaya ve gruba email atmaya başlamıştık. Sonra Efkan hocam, Celal bu güzel yazıların unutulup gitmesin, bir blog sayfasında yayınla, diye teşvik etti.


2008’de açtığım blog sayfası aklıma geldi. 2012’de Aktif ettim ve Halen her pazartesi yeni yazdığımız bir köşe yazısını yayınlıyoruz. Yayınladıktan sonra sayfadan kopyalayıp grubumuza mail atıyoruz. Şu an 450’den fazla yazı yayındadır.



TÜRKBİLGİ EMAİL GRUBU


Ayrıca ‘Türkbilgi’ grubumuza her gün ben ve Efkan hocam birkaç güzel yazı ve hikaye gönderiyoruz. 2013’te aklıma bu yazılarında kalıcı olması için blog sayfasında yayınlamak fikri geldi. 2013’te yine bir blog sayfası açarak ‘Türkbilgi email grubu’ na attığımız maillerin hepsini once burada yayınladık.


Bu blog sayfamıza ‘Celalin Penceresinden’ sayfamızın üstünde bulunan ‘Sevdiğim Yazılar’ linkini tıklayarak ulaşabilirsiniz. 4000’e yakın yazı yayındadır. ‘Türkbilgi’ isimli email grubumuza üye olmanızı tavsiye ederiz. Günlük ortalama 3-4 kısa güzel dini yazı gönderiyoruz.


Hem vaktinizi almaz, hemde Allah’ı anarak -inşallah- zikir sevabı almış olursunuz. Akıllı telefonunuzdan da rahatça okuyabilirsiniz.


Eğer sevdiklerinizin de bu mailleri almasını isterseniz, onlara şunu yapmalarını öneriniz =

TÜRK BİLGİ E-Mail GRUBU'na abone olmak için: 

turkbilgi+subscribe@googlegroups.com 'a boş bir mail atınız.


Sabahları uyuduğumuzdan mail atamayacağız ama mail grubumuza Ramazan boyunca öğleden sonraları bir veya iki mail göndereceğiz inşallah.


Anlayışınız için teşekkürler…


Dünyaya bir kere geliyoruz ve bir sonraki Ramazana yaşar mıyız Allah bilir.




Şu yazımızda Burnu yerde sürtülsün denilen üç kişiden biri olmayalım inşallah…




İnşallah huzurlu, hayırlı, ibadet aşkıyla dolu, bereketli bir ramazan geçiririz ve hata, günahları affolunmuş, tertemiz kullar olarak bayrama kavuşuruz inşallah...


Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim faziletine inanarak ve karşılığını sırf Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır."
#Hadis (Buhari)
BU GECE İLK SAHUR. RAMAZANINIZ MÜBAREK OLSUN.

                       

Celalin Penceresinden


14 Mayıs 2018 Pazartesi

Mesnevi Okumaları – 27 – Bu Dünya Çocukların Oyun Yeri Gibidir


Mesnevi Okumaları – 27 – Bu Dünya Çocukların Oyun Yeri Gibidir

 

Merhaba sevgili gönül dostlarımız,

Yüce Allah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.

 

Allah'ın, Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

 
Yeğenlerim Azra ve Ceren

Efendim bu hafta yine Hz Mevlana’nın asırlardır Hak aşıklarının gönlüne ılık meltemler estiren Hikmet pınarı bir Kuran tefsiri olan eşsiz eseri Mesnevi’den alıntılara devam ediyoruz.

 

Şimdi yine sözü çok uzatmadan 27. Mesnevi yazısına başlamak istiyoruz:

 

 

NEFSİN KÖTÜLÜKLERİ YANİ GÜNAHLAR İBADETLERLE TEMİZLENİR

 

Cehennem huylu, cehennem ateşli nefsin kötülüklerini ibâdetle, iyiliklerle temizleyiniz, arıtınız.

 

® Müminler mahşerde diyecekler ki: "Ey melekler; cehennem herkesin, bütün insanların müşterek bir yolu değil mi idi? 554

 

Mesnevi’nin Farsçadan dilimize çevrilmiş en güzel tercümesi olan bu kitapta Sertarik Mesnevihan Hz. Şefik Can (1909-2005) dedemiz bu beyitle ilgili sayfanın altına şu dipnotu yazmış:

 

554 Meryem Sûresi'nin 71 ve 72. âyetlerinin meali şöyledir: "Ey insanlar! Sizden hiç biri yoktur ki cehenneme uğramayacak olsun! Yâ Muhammedi Bu uğrayış Rabbin için verilmiş bir hükümdür. Sonra mütttakî olanlara necat vereceğiz ve zâlimleri cehennemde dizleri üzerine çökmüş olduğu halde bırakacağız."

 

Medârik tefsirinde de şöyle bir hadis vardır: "Salih ve fâsık bütün insanlar cehenneme girecek, yâni oradan geçeceklerdir. Fakat İbrahim (a.s.)'a olduğu gibi cehennem ateşi müminlere serinlik ve selâmet olacaktır. Cehennem de mümine 'Ey mümin çabuk geç; senin nurun benim ateşimi söndürdü.' diyecektir."

 

© Müminlerin de kâfirlerin de oraya uğrayacakları, geçecekleri bir yolda; biz bu yolda ne duman gördük, ne de ateş..

 

® İşte burası cennet; eman yurdu, emniyet yeri. Peki o korkunç geçit, o felâket uğrak nerede kaldı?"

 

® Melekler onlara diyecekler ki: "Hani geçerken filân yerde gördüğünüz o yemyeşil bahçe var ya!

 

® Cehennem, o korkunç azap yeri, o şiddetli ceza mahalli işte orası idi. Ama size bağlık, bahçelik, ağaçlık bir yer göründü.

 

® Siz de bu cehennem huylu, ateşli fitneler ve fesatlar arayan nefis...

 

© Uğraştığınız, mücahede ettiğiniz ibâdetlerle, iyiliklerle Allah rızâsı için onun ateşini söndürdünüz.

 


© Alev alev yanan şehvet ateşiniz, takva yeşilliği, hidâyet nuru oldu.

 

® Hiddet, öfke ateşiniz; sabır ile, hoşgörü ile, yaptığınız iyiliklerle hilm hâline geldi. Bilgisizlik karanlığı da çalışmanızla bilgi oldu.

 

® Hırs ve cimrilik ateşiniz cömertliğe çevrildi. Diken gibi olan hasediniz gül bahçesine döndü.

 

® Siz, Allah rızâsı için, daha dünyada iken ateşlerinizin hepsini de birer birer söndürdünüz.

 

® Ateş gibi nefsi gül bahçesi hâline getirdiniz; oraya vefa tohumunu ektiniz.

 

® O bahçede zikir bülbülleri, teşbih bülbülleri; çimenler, yeşillikler arasında, ırmak kıyısında ötmeye koyuldular.

 

® Hakk davetçisi olan peygamberin davetine uydunuz; nefis cehennemine su döküp ateşini söndürdünüz.

 

® İşte bu yüzden cehennem size yemyeşil ve türlü nimetleri ihtiva eden bir gül bahçesi oldu."

 

® Ey oğul; iyiliğin karşılığı nedir? Lûtuftur, ihsandır, fazlasıyla sevaptır

 

 

BU DÜNYANIN KAZANCI AHİRETE NİSPETLE ÇOCUK OYUNU GİBİ KALIR

 

Bedenini beslemeye, onun ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorsun; ruhunu beslemek için de çalış!

 

® Bedeni beslemek, onun ihtiyaçlarını gidermek için bir sanat öğrendin; bir işin var, bir mesleğin var. Ruhunu beslemek için de din san'atını öğrenmeye çalış! . •

 

® San'at ve meslek yüzünden dünyada giyinmiş, kuşanmış ve zengin olmuşsun; öte tarafa, âhirete gidince ne yapacaksın?

 

® Daha ini dünyada iken bir san'at öğren ki, âhirette işine yarasın; sana ilahî mağfiret kazandırsın.

 

® Öbür dünya da, yâni âhiret âlemi de pazarlar kazançlarla dopdolu bir şehir gibidir. Sen, kazancın yalnız bu dünyada olduğunu sanma!

 

® Cenâb-ı Hakk "Bu dünyanın kazancı öbür dünyanın kazancının yanında çocuk oyunu gibi kalır?" diye buyurdu. 555

 

555 Bu beyitte Hadîd Sûresi'nin 25. âyet-i kerimesine işaret vardır.

 

 

Bu Dünya Çocukların Oyun Yerİ GİBİDİr

 

® Meselâ; bir çocuk başka bir çocuğa doğru koşar; onunla konuşuyormuş, şakalaşıyormuş gibi bir şeyler yapar.

 

® Çocuklar oyun oynarlarken dükkân yaparlar, yalancıktan alış veriş ederler, fakat kâr elde edemezler, ancak vakit geçirirler.

 

® Gece olunca yalandan dükkân açan çocuk, eve aç olarak döner. Öbür çocuklar giderler, o tek başına kalakalır.

 

® Bu dünya da o çocukların oyun yeri gibidir. Gece de ölümü göstermektedir. Ey bu yalan dünyada "Ticaret yapıyorum, helâl-haram gözetmeksizin kazanıyorum." diyen gafil! Sen de o çocuk gibi hayırlı işler, faydalı eserler ortaya koymadan; elin boş, kesen boş, kendin ise yorgun bitkin bir hâlde mezara girersin.

 

® Ey akılsız kişi! Din kazancı Allah aşkıdır; gönül cezbesidir. Onun için de kabiliyet ve istidad demek olan Hakk nuru lâzımdır.

 

® Fakat bu alçak nefs seni geçici, fâni kazanç elde etmeye çalıştırır. Ey zavallı! Ne zamana kadar geçici kazanç arkasında koşacaksın? Onu artık bırak!

 

® Eğer o alçak nefs senden yüce bir kazanç dilerse, sakın aldanma! Çünkü o isteğin arkasında o düşman nefsin bir hilesi vardır.

 

 

DÜŞÜNCELER

 

Hz. Mevlanamız, Mesnevi’nin 2. Cildinin bu bölümünde bize cehennem huylu nefsin ateşinin ibadet ve iyiliklerle söneceğini, ayrıca esas çalışmamız gerekenin ahiret olması gerektiğini, bu dünyanın ise oyun yeri olduğunu hatırlattı,  Allah ondan razı olsun.

 

Şefik Can dedemizin tercümesinden alıntılar yapmama izin veren, Rahmetli Şefik Can Hocamızın talebesi, yaşayan son Mesnevihan sevgili Hayat Nur Artıran Hanımefendiye çok teşekkür ederiz.

 

Bu yazıdan tek gayemiz Allah rızası için faydalı olmak inşallah.

Cenabı Allah Mesnevi’yi okuyup anlamayı ve uygulamayı cümlemize nasip etsin.

 

 

Celalin Penceresinden

 

 

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Pratik Kuran Okumayı Öğrenme


Pratik Kuran Okumayı Öğrenme


Merhaba sevgili gönül dostlarımız,

Yüce Allah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.


Allah'ın, Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.




Bu haftaki yazımızda yine Facebook dostlarımız için yazdığımız ve paylaştığımız ÜÇ KISA YAZIYI daha paylaşmak istiyoruz.


Cenabı Allah bedenlerimize sıhhat, yuvalarımıza huzur, rızkımıza genişlik, işlerimize başarı versin inşallah. Amin.



1-NİYE BU KADAR ÇOK İBADET EDİYORSUN?


2018 Sömestr tatilinde yanımızda kalan Lise-2’ye giden canım yeğenim Nuriye İrem Çelik sordu bu soruyu. Kaç gece 5-6-7-8 gibi tuvalete kalkınca beni yattığım yerde ya namaz kılarken görüyor, ya ağlayarak dua ettiğimi görüyordu. Sonunda dayanamadı ve:

 
Temmuz 2014 - Ereğli

“Amca bence sen hep sabrediyorsun, cennetliksin, neden bu kadar çok ibadet ediyorsun?”     Benzer bir soruyu Hz Aişe annemiz Efendimize SAV sormuştu.


Biraz değiştirerek ÖNCE Efendimizin SAV cevabını İreme söyledim:


“Sahip olduğum sayısız nimetlere şükretmek için İrem’im.”


Ardından da asıl sebebini açıkladım, sanırım büyüyünce daha iyi anlarsın İrem’im:


Ben beş vakit namazın yanısıra, her gece teheccüd, sabah kuşluk, akşam evvabin namazı kılıyorum; baklavalı (ağlayarak) ismen herkese uzun dualar ediyorum, salavatlar ve tevhid çekerek bol bol Rabbimizi zikrediyorum, Perşembe günleri oruç tutuyorum… vs.


Sen şimdi anlamadın neden amcam bu kadar kendini yoruyor diye. Anlatayım, dinle İrem’im:


İrem senin anlamadığın nokta şu ki, sen amacımızın sadece cennete gitmek olduğunu sanıyorsun. Oysa cennete gitmek kolaydır, namaz, oruç, zekat, iyilik... cennet garanti.


(Burada bir hadisi şerife işaret var. Bir bedevi, ben, beş vakit namaz, ramazan orucu, kırkta bir zekattan başka ibadet yapmam, deyince Efendimiz SAV, sen aksatmadan onları yaparsan, ben cennete gireceğine kefilim, diye buyurur.)


Tamam cennete girmek hedefimiz ama asıl gayemiz cennetteki derecemizi artırmaktır. Çünkü 70-80 yıl değil orada sonsuza kadar yaşayacağız.


Mesela İrem yıllar önce babanın hedefi orduya girmekti. Ama girince gördüki orduda o kadar çok rütbe varki, onbaşıdan teğmene, binbaşıdan generale, paşaya…


Şimdi babanın emekliliği geldi ve artık rütbesini yükseltemez. İşte İrem biz her an emekli olabiliriz, yani ölebiliriz. Ölüm bu hayattan emekliliktir.


Cennete girince, sonsuza kadar kalacağımız cennette ne kadar çok rütbe ve dereceler olduğunu göreceğiz. Cennetteki derecemizi artırmak için bu hayattan başka şans verilmeyecek. Hala hayattayız. DÜNYAYA BİRKEZ GELİYORUZ.


O yüzden İrem ne kadar çok ibadet edersem derecem yükselir… Bak ne diyor Efendimiz SAV:


“Çok secde etmeye bak! Zira senin Allah için yaptığın her secde karşılığında Allah seni bir derece yükseltir ve bir hatânı siler.”


 (Müslim, Salât 225. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 22; Tirmizî, Salât 169; Nesâî, Tatbîk 80, 89)


Ben ise en büyük şeye talibim. Allah’ın Cemalini seyretmeye. Bu ise sadece Allah’ın lütfundan rızasını kazananlara ikramıdır.




Dolayısıyla önce Allah’ın rızasını kazanmalıyım ki cennette Cemalini göstersin.


İşte bunun için çok ibadet ediyorum İrem’im, çünkü hastalığım ilerliyor, ansızın ölebilirim.


(Birçok hastalığı olan yatalak bir engelli bile yapıyor, demek yapılabilirmiş diye örnek olmak için paylaştım. Riya ve övünmekten Allah’a sığınırım. )



2-DÜNYAYA ALDANMAMAK İÇİN


Merhaba sevgili gönül dostlarımız,


Lise ikiye giden ilk yeğenim Nuriye İrem Çelik (2002) amcası gibi yazmaya meraklı. Geçen sohbet ederken, amca okulda tenefüste bir şiir yazdım, okuyunca arkadaşlar hayran kaldı, gerçekten sen mi yazdın dediler.




İrem hadi şimdi benim içiin bir şiir yaz da yeteneğini göreyim, dedim. Bir saatte ajandasına benim ağzımdan bir şiir yazdı, evet yeteneği var çok şükür. Bakalım siz de beğenecek misiniz?


DÜNYAYA ALDANMAMAK İÇİN


Bir sabah çıktım yine bu dertli sokağa,

Yalpalayarak vardım dedemin yanına,

Her zamanki gibi dudaklarında sigara, elinde radyosu,

Sarmış etrafını tütün kokusu.


Tuttu o nasırlı elleriyle dedem,

Götürdü beni çay bahçesine,

Baktım saflık sinmiş çehresine,

Umut saçıyordu adeta çevresine.


Giderken eve, rastladım bir al güle,

Bakıyordu bana tüm masumiyetiyle,

Sanki beni kendisine esir etmek istercesine,

Kalbim verdi cevabını tam bir teslimiyetle.


Aktı elimden tüm duygularım boş bir kağıda,

Ben ay, o ise dünya,

Başım dönene kadar döndüm etrafında,

Dönme işini çok abarttım galiba.


Bıraktı beni bir başıma,

Durmaktayım sesim duyulmaz bir boşlukta,

Kimse tutmuyor elimden ,

Toprağa gömdüler beni daha ölmeden.


Bırakmadı peşimi musibet,

Başıma gelmek için sıraya girmişlerdi tek tek,

Bulutlardan boşalan dolu gibiydi,

Çökerttiler bedenimi içeri.


Sarsıldım aldığım haberle ,

Kederimden girmek istiyordum yerin dibine,

Artık hiçbir işlev görmeyecekti bu ayak,

Gece gündüz vakit geçirdim yorganımın altında ağlayarak.


Sonradan anladım neden işlev görmediğini,

Bu renkli dünyaya aldanmamak içindi,

Belki Rabbime secde edecek yoktu ayaklarım,

Yeterdi semaya kalkacak elim ve dilimdeki dualarım.



Nuriye İrem Çelik  (29 Ocak 2018)


Aferin maşallah sana… Allah sana hayırlı, güzel bir kader çizsin İrem’im inşallah.



3-KURANI KERİMİ ÖĞRENMEK İÇİN PRATİK YÖNTEM


Öncelikle belirtmeliyimki, Kuranı Kerimin Türkçe mealini okumak, anlamadan Arapça okumaktan çok daha değerlidir. Çünkü Kuran okunup anlaşılsın ve uygulansın diye inmiştir.


Elbette orjinal dili Arapça’dan okumak da çok sevaptır. Bir de ne okuduğumuzu bilirsek bu çok daha fazla sevap kazandıracaktır.




Acizane fakiriniz on yıldır her Perşembe Youtube’dan arapça Yasin suresi dinlerken aynı anda ekranda Türkçe mealini okudum. Son bir yıldır ise her sabah Arapça Yasin okuyorum.


Arapça Yasin’i şimdi Kabe imamları gibi 12-13 dk’da okuyorum. Nasıl hızladım anlatayım.


Yıllardır dinleye dinleye nerdeyse ezberlediğim Yasini Şerifi artık orjinal dilinden de okumalıyım, diye karar aldım. Öncelikle ilkokul yaz Kuran kursunda öğrenip unuttuğum Kuran alfabesi Elifba’yı internetten üç günde tekrar öğrendim.


Harfler, heceler tamamdı ama pratik lazımdı. Yıllardır dinlemekten iyice aşina olduğum Yasin suresini arapça harflerden okumaya başladım. İlk 12 ayeti çok hızlı okuyordum. Fakat geri kalan ayetleri okumam 55 dk alıyordu, çünkü heceleyerek çok zorlanıyordum.


Sonra telefona bir uygulama indirdim. “İnternetsiz Kuranı Kerim” isimli bu uygulamada ayetleri arap ve latin harfli yazılışı, ayrıca Türkçe meali ve tefsiri vardı.




Önce telefondan aylarca Yasinin ilk 12 ayetini arapça, kalan ayetleri latin harflerinden okudum. Efela yeşkurun gibi. Fakat bir sure sonra farkettimki, ayete başlayınca gerisini ezberden söylüyorum.


O zaman 43. Ayete kadar arapça, kalanını latin harflerinden okudum. Böylece Yasini toplam 40 dk’da okuyordum. Aylarca da böyle devam ettim. Tabi yine Yotube’dan arapçada dinleyip Tükçe mealini okumaya devam ediyordum.




Söyleyeceğimin özeti şu ki ben elifbayı tekrar internetten öğrendim. O uygulamadan arapça okurken zorlanınca hemen altındaki latin harfli yazılıştan kontrol ettim.




Sabırla okuya okuya hızlandım ve bugün her sabah 12-13 dk’da okuyorum, üstelik defalarca meal ve tefsir okuduğumdan, okuduğum her kelimenin anlamını anlayabiliyorum elhamdülillah.


Efendim hayat çok kısa, nelere vakit ayırmıyoruz. Allah’tan gelen mektup olan Kuranı birkez okumadan kabre girenler var malesef. Ah keşke dememek için biz de şimdi karar verelim.


Cenabı Allah

Kuran’ı okumayı,

okuduklarımızı anlamayı,

anladıklarımızla amel etmeyi

ve kainata Kuran gözlüğünden bakmayı cümlemize nasip etsin inşallah.


Amin…






İki haftada bir Harikalar diyarı parkı'nda gerçekleştirdiğimiz komşularla çay sohbetinin Ramazan öncesi son buluşması...
Yaşamak herşeye rağmen çok güzel...


Efendimizin SAV, "Yeryüzü bana mescit kılındı." hadisine uyarak sevgili Efkan Vural hocamın imamlığında ikindiyi kıldık, büyük manevi lezzet aldık elhamdülillah. - 2 Mayıs 2018 Çarş


Celalin Penceresinden